|
Otlukbeli
gölü bir doğa harikası sayılmasının yanı
sıra, oluşum yönünden dünyadaki diğer
göllerde olmayan bir özelliğe de sahip. Göl
ve yanındaki travertenler tam anlamıyla
doğal bir anıt.
İlçemizin 6 km
kadar kuzey batısında yer alan göl 150-160
m. uzunluğa, 30-50 m. genişliğe, 6500
metrekare dolaylarında olan küçük bir
göldür. Göl deniz yüzeyinden 1855 m.
yüksekliktedir ve 15-18 m.
derinliğindedir. Göl suları içerisine maden
suları karışmakla beraber dere tarafından
beslendiği ve ayağı olduğu için tatlıdır.
lGöl,
kalsiyum, magnezyum ve demir katyonları
ile bikarbonat, sülfat ve klorür
anyonlarını içermektedir. Gölün içindeki
maden suları, romatizmal
hastalıklarda, kırık çıkık
sekellerinde ve kadın hastalıklarının
tedavisinde fayda sağlamaktadır.
lOtlukbeli
Gölü, 15.04.1994 gün ve 612 sayılı
Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kurulu kararı ile doğal sit alanı
ilan edilerek koruma altına alınmıştır.
l
İlk kez
Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinden
Prof. Dr. Erdoğan AKKAN ve Prof. Dr. Metin
TUNCEL tarafından bilim dünyasına tanıtılan
göl oluşum bakımından küçük bir set gölü...
Buraya kadar sıradışı bir şey yok. Fark
ilkin set türünde ortaya çıkıyor: gölün
oluşumunu sağlayan set "traverten"den
meydana gelmiş. Bilimadamlarının, Türkiyede
örneği görülmemiş, dünya literatüründe de
eşinin bulunduğuna ait bir yayının
bulunmadığı şeklinde yorumladıkları
traverten seti bu gölün oluşumuna ilk elden
katkıda bulunmuş. Ayrıca bu travertenler
normal karst kaynaklarının değil, maden
sularının oluşturduğu bir traverten seti.
Böylece gölümüz Dünya çapında eşsiz bir göl
konumunda.
Otlukbeli
Gölünün oluşumunu sağlayan set,faylar
boyunca yüzeye çıkan maden sularının
biriktirdiği bir settir. Göl bu özelliğiyle
dünyada tektir ve doğal anıt olarak
korunmaktadır.
Set üzerinden
çıkan maden sularının yöre halkınca çeşitli
hastalıklara iyi geldiği söylenmektedir.
|